Ruhan Odabaş ın Güngör Arslan Özeti.

Gazetelerdeki son köşe yazımı Bizim Kocaeli’de yazmıştım. O gün bugündür yazmıyorum...

GÜNGÖR ARSLAN’IN ARDINDAN

Bunu söylerken; akıl sağlığım yerinde, yazma yeteneğimi yitirmedim, inançlarımla ilgili geri vitesim de yok. Gün gelir de benim yazacağım ortam doğarsa, bugüne dek biriktirdiğim deneyimlerimle yeniden yazarım elbette. Yazılacak bu kadar çok şey varken ve yazma yeteneğim henüz yitmemişken bundan kolay ne olabilir ki!

Çok yakın zamanda öldürülen Güngör Arslan başlatmıştı beni gazeteciliğe. O başlangıcı kısa bir özetle aktarayım sizlere isterseniz.

Tarihini hatırlamam olanaksız, yıllar önceydi. Güngör Arslan’ın da olduğu bir akşam masasında sohbetteydik. Güngör o zamanlar Kocaeli Gazetesi’nde (Kırmızı Kocaeli) çalışıyordu. Sohbetin bir yerinde yeri gelmiş olmalı ki, cebimden bir şiir kırıntısı çıkarıp okumuştum. O kâğıdı elimden alıp;

“Bunu gazetede kullanayım” dediğinde ben karşı çıkmıştım. O zaman da tatlı bir tehditle;

“İzin vermezsen, Ruhan Odabaş başkalarının şiirlerini kendisininmiş gibi okuyor derim” demişti gülerek.

“Haftada bir gün bir köşe yazısı istiyorum ağabey” diyerek başlamıştı. Sonraları bu istek haftada ikiye, sonra üçe çıkmıştı. Bir süre sonra da;

“Gazetedeki masan hazır ağabey”e ulaşmıştı.

Yaklaşık beş yıl kadar birlikte çalıştık Kocaeli Gazetesi’nde. Sonrasında ben Özgür Kocaeli’ye geçtim, Ruşen Hakkı’yla, İsmet Çiğit’le birlikte yazdım. Özgür Kocaeli’de geçen yaklaşık 13 yıldan sonra, gazetenin el değiştirmesi nedeniyle ayrıldım ve kendimi dinlenmeye aldım bir süre.

Günlerden bir gün Güngör Arslan telefonla aradı ve;

“Gel de bir kahvemi iç ağabey” dedi. Gittim, kahvesini içtim, ertesi gün Bizim Kocaeli’de yazmaya başladım. Yıllar sonra yeniden yollarımız kesişmiş oldu Güngör Arslan’la.

Nereye kadar?

15 Temmuz’un birkaç gün sonrasına kadar. Polis Bizim Kocaeli’yi basıp da mühürlediği akşam ben oradaydım. Güngör’ü bizim gözümüzün önünde gözaltına aldılar. Sanıyorum 28 gün kaldı gözaltında, serbest kaldığında uzun uzun anlatmıştı gözaltı süresinde yaşadıklarını. Sonrasındaki süreci hepimiz biliyoruz zaten. Güngör Arslan gazeteciydi, gazetecilik yapmaktan başka bir düşüncesi yoktu ama tüm olanaklar elinden alınmıştı. Herkesin “nasıl olur” diye düşündüğü bir şey yaptı, İsmet Çiğit’le birlikte “SES KOCAELİ”yi yaşama geçirdi. Öldürülmesi de SES’te oldu zaten.

Çekirdekten yetişmişti. Gazeteciliğin her aşamasında ter dökmüş, emek vermişti. Haber yapmayı da, köşe yazmayı da, gazete yönetmeyi de biliyordu…

Yaşadığı kentin, İzmit’in, Kocaeli’nin nabzını çok iyi tutan biriydi…

Ve fazla yürekliydi. “Belki de” demeyeceğim, o yürekliliği nedeniyle yitirdi yaşamını. Yazdıkları nedeniyle, kendisini öldürmeye gelen gencin silahının üstüne gitmesi nedeniyle öldü.

Bu yazıyı, Güngör Arslan’ın fotoğrafının Basın Müzesi’ne asıldığı görüntülerini TV’den izlerken yazma gereği duydum.

Işıklarda uyu Güngör Arslan…

RUHAN ODABAŞ’ın YAZISI 

07 Nis 2022 - 18:28 Kocaeli- Gündem



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sizin Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sizin Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sizin Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sizin Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.