Piyasaların Ateşini Söndürmek Mümkün Değildir

Ayhan Yalçın ın Yeni Makalesi

Kim ne derse desin, ekonominin ateşini söndürmek, sanayide çarkları döndürmek, tarım alanında üretim yapmak hiç mi hiç kolay olmayacaktır. Mevcut imkanlarla, yüksek girdi maliyetleriyle, yüksek enerji fiyatlarıyla, yüksek gelen faturalarla, yüksek vergilerle, yüksek kiralarla ticaret yapmak, üretim yapmak, ihracat yapmak ve bu yüksek maliyetlerle para kazanmak mümkün değildir.

Sürekli olarak artan akaryakıt fiyatları yüzünden, hem sanayicilerin, hem de çiftçilerimizin üretim yapması mümkün değildir. Bir de piyasaları çok yakından ilgilendiren ve piyasaların dengesini altüst eden döviz kurları var. Sürekli olarak artan döviz kurları var. Döviz kurları ve altın fiyatları sürekli olarak yükseliyor. Bununla birlikte enflasyon da yükseliyor. Piyasalar alev alev yanıyor. Piyasanın ateşini söndürmek mümkün değildir.

Şu an itibariyle döviz kurları ; Dolar: 32, 40 TL ( kapalı çarşıda : 33, 00 TL 'den işlem görüyor ), Euro: 35,40 TL olarak işlem görüyor. Döviz kurlarında ki yükseliş ihracat yapan firmalar için kazanç sağlanabilir. Lakin, son yıllarda tamamen ithalata dayalı bir ticaret yaptığımız için, daha doğrusu özellikle de tarım ürünleri alanında tamamen dışarıya bağımlı bir hale geldiğimiz için dövizimiz doğal olarak yurtdışına kaçıyor. Bu durum devletimizin hazinesinden daha fazla para çıkması demektir.

Bir de dış borçlar var. Döviz kurlarında yükseliş demek, devletimizin dış borçlarının günden güne daha çok büyümesi demektir. Zaten şu an itibariyle devletimiz yalnızca ana borçların yalnızca faizini ödeyebilir. Çünkü devletimizin yeterli gelir kaynağı yoktur. Özellikle de vergi gelirleri açısından oldukça zayıf bir ülkeyiz. Maalesef asıl vergi vermesi gereken büyük şirketler gerçek gelirleri üzerinden vergi vermiyor. Devletimizin tek vergi gelirleri çalışanlardan aldığı vergidir.

İhracat gelirleri ile övünüyoruz ama, bir de ithalata harcanan ve ihracat ile ithalat arasında ki farkı gözden geçirmek gerekiyor. Maalesef üzülerek belirtmek istiyorum ki, ülkemizde ihracattan gelen gelirlerle, ithalata ödenen ve yurtdışına çıkan dövize bakmak lazımdır. Yani kısacası, ihracat ile ithalat arasında korkunç bir fark vardır.

Herkes şapkasını önüne koysun beyler!
Kimse gazel okumasın beyler!
Kimse havanda su dövmesin beyler!
Kimse hayal kurmasın beyler!

Kimse şapkadan tavşan çıkarmaya çalışmasın beyler!
Kimse ekonominin kolay bir şekilde rayına oturacağını zannetmesin beyler!
Kimsenin sihirli bir değnek yok beyler!
Kimse yakın zamanda ekonominin düzeleceği hayalini kurmasın beyler!

Kimse yüksek enflasyonun düşürüleceği kanısına varmasın beyler!
Kimse yakın zamanda çarkların döneceğini düşünmesin beyler!
Kimse ihracatın artacağını ve ithalatın azaltılacağını hayal etmesin beyler!
Kimse dövizin ateşinin söneceğini hayal etmesin beyler!

Yüksek akaryakıt fiyatları ve yüksek girdi maliyetleri yüzünden çiftçilerimizin üretim yapması mümkün değildir beyler!
Çiftçilerimiz üretim yapmadığı için, tarım ürünlerinin dışarıdan satın almaya devam edeceğiz beyler!
Yüksek kiralar yüzünden, yüksek maliyetler yüzünden, yüksek vergiler yüzünden şirketler iflas bayrağını dikmeye devam edecektir beyler! Zaten son yıllarda binlerce şirket iflas bayrağını dikti beyler!
Ayrıca binlerce şirket şu an itibariyle can çekişiyor beyler!

Bundan sonra ki süreçte zenginler daha çok zenginleşecek, fakirler daha da fakirleşecek beyler!
Her zaman ki gibi, cepheye hep fakir çocukları gidecek ve hep fakir çocukları şehit olacaktır beyler!
Her zaman ki gibi, zengin çocukları bastıracak parayı ve bedelli askerlik yapacak, boğazda keyif çatacak, sahillerde tatil yapacak beyler!
Her zaman ki gibi, fakir fukaranın yıkık dökük evine Türk bayrağı asılacak, ;"Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez " sloganı atılacak beyler!
Nedense hep fakir fukara çocuklarına nasip oluyor şahitlik mertebesi beyler!

Aslında kitap yazılacak kadar uzun bir konu bu sorunlar. Ama maalesef her şeyi yazacak kadar uzun bir sayfa değil bu sayfa. Kısaca özetlemek gerektiğini düşünüyorum.

Son söz olarak şunu ifade etmek istiyorum; Türkiye'nin rahat bir nefes aldığını ve Türk Milleti'nin rahat rahat geçindiğine şahit olmadım desem abartmış olmam.

Saygılarımla!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ayhan YALÇIN - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sizin Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sizin Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sizin Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sizin Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket 2024 31 Mart ta Yapılacak Yerel Seçimlerde Hangi Siyasi Parti nin Belediye Başkan Adayına Oy Vereceksiniz