SADAKA-İ FITIR (FİTRE)

Ahmet Sönmezoğlu'nun Makalesi

SADAKA-İ FITIR (FİTRE)



Ramazan ayına mahsus malî ibadetlerden birisi de sadaka-i fıtırdır. Sadaka; doğruluk, doğru söz söylemek, doğrulamak anlamına gelen ‘sıdk’ kelimesinden türemiştir. Müslümanın Allah’ın emrine uymada gösterdiği doğruluğu (sadâkatı) ifade ettiği için ‘sadaka’ denmiştir. Sadaka, en geniş anlamıyla; Allah rızası için yapılan her iyilik, verilen ve harcanan her şeydir.

Halk arasında fitre denilen sadaka-i fıtır, borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla olarak nisap miktarı mala sahip olan her Müslümana vacip olan malî bir ibadettir. Sadaka-i fıtır, insan varlığının zekatı kabul edilmiş ve bu nedenle sadaka-i fıtıra, “can sadakası” veya “beden sadakası” da denilmiştir. Kişinin sadaka-i fıtır ile mükellef olması için gerekli olan zenginlik ölçüsü, zekatta aranan nisaptır. Ancak sadaka-i fıtırda, zekattaki gibi malın artıcı olması ve üzerinden bir yıl geçmesi şartı aranmamaktadır.

Fıtır sadakası, Ramazan orucunun farz olduğu hicri 2. yılda, zekattan önce meşru kılınmıştır. Dini dayanağı ise hadislerdir. Abdullah b. Ömer’in rivayetine göre: “Hz. Peygamber fıtır sadakasını 1 sa’ (ölçek) hurma ve 1 sa’ arpa olmak üzere köle, erkek, kadın, küçük ve büyüklere vermekle yükümlü kılmış ve insanlar (bayram) namazına çıkmadan önce verilmesini emretmiştir.”

Sadaka-i fıtır, Ramazan Bayramı’nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olmakla birlikte, Ramazan ayı içinde de verilebilir. Hatta fakirlerin iftar, sahur ve bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce verilmesi daha iyidir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.); “Kim fitresini bayram namazından önce verirse makbul bir zekat sevabına erer, kim de namazdan sonra verirse normal bir sadaka verilmiş olur” buyurmuştur. Ancak bayram sabahına kadar sadaka-i fıtır verilmemiş ise, bayram günlerinde ödenmesi gerekir.

Hadislerde sadaka-i fıtrın miktarı, buğday, arpa, hurma veya üzümden bir sâ’ (yaklaşık 2.917 gram) olarak belirlenmiştir. Hz. Peygamber ve sahabe dönemindeki uygulamalar dikkate alındığında, sadaka-i fıtır miktarı ile bir fakirin, içinde yaşadığı toplumdaki orta halli bir ailenin hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin karşılanmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Buna göre günümüzde sadaka-i fıtır, bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktar, aynî gıda yardımı olarak verilebileceği gibi, bunun değerinde nakit de verilebilir. Ancak nakit veya gıda verilirken fakirin yararına olanı tercih etmek daha uygundur.

Sadaka-i fıtır, zekat verilebilecek kimselere verilir. Zekat verilmesi caiz olmayan kişilere sadaka-i fıtır da verilemez. Zekat ve fitrenin kimlere verilebileceğini Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de bildirmiştir: “Sadakalar, Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlarla (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

İslam’da zekat ve fitrenin, kimlere verilip verilemeyeceği açıkça belirlenmiştir. Bu itibarla, belli bir geliri olduğu halde, bu geliriyle asgari temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve başka bir mal varlığı da bulunmayan kişilere zekat ve sadaka-ı fıtır verilebilir. Sadaka-i fıtrın, bu sayılanlar dışında kalanlara verilmesi caiz değildir. Ayrıca kişi fitresini; ana, baba, büyük anne ve büyük babalarına; çocuklarına ve torunlarına veremez. Karı-koca da birbirlerine fitrelerini veremezler. Bunun dışında kalanlara yakın akrabalardan başlamak üzere fitre verilir.

‏Fıtır sadakası, insanın yaradılışına bir şükür olmak üzere sevab kazanmak kasdıyla verdiği sadaka demektir. Fitre, orucun kabulüne, ölüm sekeratından ve kabir azâbından kurtuluşa bir vesiledir. Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram gününün neş'esinden onların da istifade etmelerine bir yardımdır. Bu cihetle fitre, insanî bir hayır ve medeni bir vazifedir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu hususta şöyle buyurmuştur: “Fıtır sadakası oruçluyu boş, gereksiz ve çirkin sözlerden doğan günahlarından arındırmak ve yoksullara da bir ziyafet ve ikramdır.”

Orucunu tutup, fitresini veren müminler, bayramda sevinçli ve mutlu olacaklar, aynı zamanda ihtiyaç sahiplerini fitre vererek sevindirdikleri için ahirette de mesud olacaklardır. Öyleyse Rabbimizin bize ikram ettiği nimetlerden bizler de O’nun istediği yerlere verelim, dünya ve ahiret mutluluğuna erelim.
Not:2022 yılı asgari fitre miktarı 40 liradır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet SÖNMEZOĞLU - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sizin Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sizin Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Sizin Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sizin Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.